17 Haziran 2009 Çarşamba

Şiir - Alın Yazısı

.
ALIN YAZISI
Bir yazı yazmalıyım alnıma…
Tek bir cümleden ibaret olmalı alın yazım.
Her kelimesini yaşamalıyım.

Bir yazı yazmalıyım alnıma…
Ezelde benim için yazılmış o cümleyi,
Elimle koymuş gibi
Bulmalıyım ‘kitap’tan…
Bu ezelî senaryoyu oynarken hiç ‘çabalamadan’,
Her bir kelimesine hayretle bakmalıyım bir yandan…

Diğer yandan,
Beynim zonklamalı ve kasılmalı pazularım.
Kalemime dokunduğum her an yorulmalıyım.
Çünkü ‘bir cümle’ yazmaktayım;
Kelimelerini sözlükten tek tek
Ve özenle seçerek…
Tek cümle yazmalı;
‘Cümle’nin tecrübesini barındırmalı…
Bir cümle ki, ‘Cevâmiu’l-Kelim’den beslenmeli ve ‘sulanmalı’

Cümleme bir fiil bulmalıyım evvelâ,
Yüce bir eylem olmalı.
Doğal olmalı, zorlamasız…
Herkesin rağbet ettiği bir fiil olmalı,
Herkesin gıpta ettiği, takdir ettiği…
Ama ‘herkesin eylemi’ olmamalı!
Belki takdir de edememeli herkes…
Evet, evet! Takdir beklememeli,
Takdir de edilememeli zaten…
Anlaşılamayacağını çok iyi ‘bilmeli’.

Bir fiil, bir fiil…
‘Yaşamın anlamı’ olmalı o fiil…
Hem canlı kanlı ‘yaşamalı’;
Herkesten daha dolu,
Herkesten daha doğru…
Hem de iyi ‘anlamalı’;
Bir yandan, sonuna kadar yaşamışçasına kendinden emin,
Diğer yandan, hiç yaşamıyormuş gibi bağlardan azade…

‘Bilmeli’
,
Ama bilir gibi az değil, ‘inanır’ gibi…
Kenardaki çer-çöpe sarılmamalı,
Korkarak kıyıda durmamalı,
Bu okyanusa dalmalı…

Ve bir özne bulmalıyım,
Noktalanacak bir cümlenin öznesi olmaktan ibaret kalmamalı.
Cümlenin de, kâinatın da öznesi olmalı...
Öyle bir özne ki, nesnesini özne kılmalı…
O kadar âşikâr olmalı ki, gözden kaybolmalı…

Bir özne…
‘Ben’den daha yakın, ama ‘benlik’ten uzak...
Ve ‘sen’ kadar da samimi ve sıcak…
‘Biz’ kadar ait olmalıyım ona, ‘siz’ kadar hürmetkâr…
‘O’ dediğimde kanım akmalı hızlanarak…

Ve nesnesi de ‘ben’ olmalıyım bu cümlenin.
Dedim ya, adeta özne gibi görünmeliyim …
Ben bile zannetmeliyim ki, özne benim…
Gözlerimi kapattığımda her zerremde onu hissetmeliyim.
Açtığımda yedi kat semadan, yine bu dünyaya inmeliyim.
Asıl özneyi öyle ‘yaşayarak’ simgelemeliyim.

Nesne olmalı, fakat ‘nesnel’ olmamalıyım,
Çok açık olmalı safım,
Tarafımı sıkı sıkı tutmalıyım.
Avuçlarım patlamalı sıkmaktan,
Kemiklerime karışmalı ‘tarafım’
Ve artık ‘saf’ da, ‘taraf’ da ben olmalıyım…

Öyle benimsemeliyim ki, bende benlik kalmamalı;
Öznesi ‘ben’ olan cümleler, artık problem olmamalı.
Öyle özümsemeliyim ki, özüm olmalı benim muhatabım…
Öyle özümsemeli ve ‘öteki’leri hesaba katamamalıyım…

Baştan aşağı,
İçten dışarı
Dokuz yüz kat derinden hayrete dönmeli,
Özümseyememiş ‘öteki’lere bakışım…
Ve sonra ürkmeyi de,
Korkmayı da,
Özümsemeyi de,
Mesafeleri de unutmalıyım…

Ve nihayet bir nokta koymalıyım.
İstemeyerek, ‘burnu sürterek’ bir dokunuş olmamalı.
Secdesini vecd ile ikmal etmeli
Kalemimin alnı…
Kalanlara vasiyetini bir selamla sunmalı.
Halka hitap eden hâlinin küçücük bir şerhi mesabesinde,
Defterini kapamalı sükûnetle…
Tarifsiz bir noktada âlemlerin sırrını
Kodlamalı sühûletle…
Yalpa yalpa daha
Çok şey konuşacakken
Sözü kesilir gibi değil; öyle aceleyle, âniden…

En sonunda, ‘sonsuzluk’ duygum tatmin olmalı,
Doymalıyım!
Noktayı koyduğumda Cennet’lere dönüşmüş olmalı sadrım…
Sadrımı her lekeden ârî,
Her bağdan hâlî
Kılmış olmalıyım.
Fazlalıklardan arınmış bir ‘tam’ olmalıyım.

Bir sonlu cümlecikle sonsuzlara kavuşmalı başım…
Bir an uyumaz,
Asla unutmaz,
Katiyyen bırakmaz
O dost olmalı artık arkadaşım…
Alnıma bir yazı yazmalıyım…
MD - 12 Haziran 2009

1 yorum:

ceng dedi ki...

harika...

WSO2 ESB + ClientAccesPolicy.xml + CrossDomain.xml

ClientAccesPolicy.xml and CrossDomain.xml files have to be found at root of your services Silverlight and Flex clients to be able to acce...